Yazın İstanbul'da Olmak: Konserler

Yazın İstanbul'da Olmak: Konserler

Yazlar zor geçer İstanbul’da. Bir kere bünye baharın geldiğini anlamadan yaza direk geçiş yapar. Bedensel ve ruhsal olarak hazırlanmanızı beklemez. Yedek dolaptaki istirahat eden yazlıkların asil dolaba terfisi bir gecede olur. Bunu yaptığınız günün ertesi  günü zaten yaz gelmiştir. Gerçi hazırlıksız yakalandık demek çok doğru olmaz. Çünkü kurumsal hayat çalışanı tatil planlarını, indirimli uçuşlar ve konaklamalar kapsamında zaten çoktan yapmıştır. Tek dert sizin 6 ay önce Ok vermiş olduğunuz izin haftanıza sevgili yöneticilerinizin de artık bir an önce onay vermesi ve sizin beklenen tatil için iç huzuruyla hayallere dalabilmenizdir. Her şey sistemde olan kurumsal firmalar için bile nedense bu onay yazın ilk günlerine kadar gelmez ki hayellerin gerçek olması bir tuş uzaklığındadır. Ama bazen sistemde rejected (kabul edilmedi) olarak gördüğünüz şey de bir o kadar gerçektir.

Bu aşamada otel rezervasyonu ve uçak biletinizi göstermiş olmanız, gerçeği değiştirmez. Tatiliniz son dakikada onaylanmayabilir.

Kısaca şu bir türlü kullanılmayan izin bakiyeleri, çalışanların tatil yerine, İstanbul sıcağında kavrulmayı tercih etmesinden değil, firmaların yazın yoğun geçeceğini müjdeleyen değişen süreçleridir veya yeni işlerdir. Yeni işler yeni kazançlar demek olacağından bu aşamada iyi bir çalışan olarak var gücünüzle destek vermenizi tavsiye ederim. Bunun için yazın tadını İstanbul'da çıkarmak için planlar yapın. Daha umutsuzu ve içselleştiremediğiniz, bölümünüze ait stratejik  iş hedeflerinin dağılımını yeni yapmaya karar veren yöneticinizin son dakika golü olabilir.

İstanbul’da yaz demek, konserler demek. Zaten Madonna konseri ile yaza sıkı bir giriş yapan kurumsal hayat çalışanı Tom Jones, Pink Martini, Tony Bennett ve Guns’N’Roses’ı isterse bütün canlılığı ile yaz boyunca çeşitli konser alanlarında izleme şansına sahip olacak. Bunu Eylülde efsanevi müzisyen, Leonard Cohen’i dinleyerek yaza veda niteliğinde son noktayı koymak mümkün.

Şanslıysanız sevdiğiniz  müzisyeni ve grupları Boğaz’ın kenarında mehtaba karşı da izleyebilirsiniz. Bu sizde tatile çıkmış etkisi yaratacağından ertesi günün iş günü olmamasına dikkat etmeli. Çünkü kısa süreli bir gerçeklerden kopuş yaşanacağı kesin. Bazen konser alanları konserin önüne geçici bir güzellikte örneğin Tom Jones konseri. Bu ihtiyar ve fit delikanlının, çok bilinen lakabıyla Gal Kaplanı’nın Never Gonna Fall In Love şarkısı belki de hiç bu kadar güzel etki bırakmamıştır. Bunun nedeni elbette muhteşem bir ses ve yanında sağ taraftan püfür püfür esen boğaz rüzgarı, karşıda ikinci köprünün ışıkları, arkada ayın son dördün hali ve sol tarafınızda kesintisiz bir orman görüntüsünde Naile Sultan Korusu’nun (Kuruçeşme) çarpıcı etkisi…

İstanbul’da yazı keyifle geçirmek için yapılacaklar elbette konserler ile sınırlı değil. O da başka bir yazımızın konusu olsun. Şimdilik İstanbul’da yaz demek konsere doymak demek diyelim. Görüşmek üzere.

 

Arzugül Nalcıoğlu

İŞ FIRSATLARI

CV'leriniz için e-posta adresimiz: cv@mind.com.tr
Hepsini gör »      
« Kasım 2017 »
PztSalıÇarPerCumCtsPaz
12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930
"Ne gördüğümüz ne aradığımızla ilintilidir."
Sir John Lubbock