Karam Karamelam

Karam Karamelam

Bu şirketi kurduktan kısa bir süre sonra ortağım Oya kucağında küçücük kapkara bir yavruyla geldi, “Zeynep, bak köpek istiyordun, bu arkadaşımın köpeğinin yavrusu” diyerek odamdan içeri girdi.  Evet, öyle diyordum ama birden çok şaşırmıştım.  İlk defa evimde bir hayvanla yaşayacaktım ve beni ne beklediğini de pek bilmiyordum.  Yavruyu kucağıma aldım ve “olur” dedim. 

Hemen bir bilgisayar kutusundan (o zaman tüplü ekranlar vardı) ona küçük bir ev yaptık, içine yatak koyduk, küçük pencereler kestik. Benimle her gün işe gidip gelecekti, ilk altı ayında bu kutu onun hem akşam için yatağı, hem de her günkü yol için taşıma kutusu oldu.

Bana geldiğinin daha birinci haftasında birlikte Ankara’ya gittik ve yaklaşık 15 yıllık seyahat ve ev arkadaşlığımız başladı.

Annem çocukluğunda evde kedilerle büyümüş olmasına ragmen bizim evimizde hiç bir zaman evcil hayvan olmadı ve desteklenmedi.  Ben bu ilişkiyi merak ettiğim için istemiştim bir köpek.  Bana bakması zor olur dediler, her gün iki kez dışarı çıkaracaksın, terbiye edeceksin vs. vs.  Ve Karam bir gün kendiliğinden hayatıma girdi.

Doğru, başlangıçta sık sık dışarı çıkarmak, bütün şirinliğine rağmen belli kuralları öğretmek gerekiyor.  Bunlar o öğreninceye, siz de alışıncaya kadar biraz yoruyor, sonrası keyfe dönüşüyor. Eğitmek aslında büyük eğlence. Ne kadar akıllı olduklarını görmek, onları eğitirken aslında onların da bizi kandırabildiklerine şahit olmak, numaralarını anlamak vakit alıyor J.  Sabahleyin o tatlı uyandırışları, sokağa çıkacağını anladığındaki büyük coşkusu bunların hepsi yaşam enerjisi veriyor insana. Ya bir de karşılayışı, her seferinde günlerdir görmemiş gibi büyük bir heyecan ve sevgiyle. Ve bu hiç bitmiyor, yaşlılığında bile.

İlk hastalandığında çok zorlanmıştım.  Herkes dışarı çıkarmak vs. diye zorluklardan bahsederken kimse hastalanacağını söylememişti!  Ufak tefek yaramazlık kazaları ve hastalıklarla başetmeyi de öğrendim sonunda. 

Ya sevgisi... koşulsuz sevgi ne demek en saf haliyle görebileceğimiz bir ilişki.  Alfa köpek dedikleri yapısı vardı Karam’ın, patron benim, benim istediklerim olacak diye epey direttiği zamanlar oldu. İlk başlarda karşılıklı olarak o havlar ben kızardım ama hep bir orta yolu bulurduk.  O anlaşmazlıklar olduğu anda orada kaldı, sevgimiz ve birbirimize bağlılığımız sürekli arttı.  Aramızda sözlü iletişim dışında güçlü bir sessiz iletişim de oluşturduk.  O benim hareketlerimden ne yapacağımı söylemeden anlardı.  Ben de onun bakışlarından, kulağının, sırtının, kuyruğunun duruşundan ne istediğini anlamayı öğrendim.  Tabii havlayarak istedikleri de vardı, oyna benimle, yemek ver, dışarı çıkalım gibi.

Birlikte çok eğlenceli seyahatlerimiz de oldu, bir çok anı biriktirdim. Ağva, Kaz Dağları, Ayvalık, Bodrum, Bördübet, Ankara, kısacası arabayla gittiğim hemen hemen heryere birlikte gittik, ev, otel, çadır, plaj maceralarımız oldu. Unutulmaz bir Bozcaada tatilimiz oldu, ve her sene yaptığımız geleneksel Çeşme tatillerimiz. Çok eğlendik, çok şey paylaştık, çok şey öğrendim. 

Zaman geçti, zamanla birlikte Karam da ben de yaşlandık.  Bunu bilmekle birlikte Karam’ın gidişine hazır olamadım.  Ani bir teşhisle üç hafta içinde kucağımdan kayıp gitti. Bu süreçte ikimiz de birbirimize yaslandık, sevgi, güven, şefkat dolu üç hafta geçirdik.

Karam karamelam, sensiz ev çok sessiz, sanki evin kalp atışları durmuş gibi...


İŞ FIRSATLARI

CV'leriniz için e-posta adresimiz: cv@mind.com.tr
Hepsini gör »      
« Eylül 2017 »
PztSalıÇarPerCumCtsPaz
123
45678910
11121314151617
18192021222324
252627282930
"Aradığını bilmeyen, bulduğunu anlayamaz."
Claude Bernard